. . .
Sanat Teorisi
  Ana sayfa >> Makaleler >> Makale ve Araştırmalar >> Köşe Yazıları >> Makale Oku

Makale Başlığı: Cennet, İnternet mi?

Cennet, İnternet mi? Yazdır Google+ twitter facebook

Yazar: Can Dündar • Eklenme Tarihi: 06.02.2005 03:00:31 • Görüntüleme: 2.580
Özet:
Papa II.Jean Paul birkaç yıl önce yaptığı bir açıklamayla öbür dünyaya inananlara tamiri imkansız bir darbe vurmuştu.
Kelimeler:

Cennet, İnternet mi?



Papa II.Jean Paul birkaç yıl önce yaptığı bir açıklamayla öbür dünyaya inananlara tamiri imkansız bir darbe vurmuştu. Bu açıklamada Papa, öbür tarafa gidip gelmişcesine kendinden emin bir ifadeyle “Cennette seks yok” diyordu. Papa’ya göre cennete gidenler ”Kardeş kardeş yaşayacaklar”dı.



Bunun üzerine Aktüel, Türkiye’deki din bilginlerine “Bizim cennetin durumunu” sordu ve son derece ilginç yanıtlar aldı.



Prof. Hüseyin Hatemi ve Mehmet Şevket Eygi, cennette fiziki ilişki olmayacağını, daha çok manevi hazların öne çıkacağını söylerken, resmi görüş bu tahmini paylaşmıyordu. Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz, “Dünyada arzulanan herşey cennette olacaktır” diyerek inananların ruhuna su serpiyordu. İstanbul İlahiyat’tan Süleyman Ateş ise bu konuda en cesur açıklamayı yapıyor ve şöyle diyordu: “Cennette seksin en mükemmeli yapılacak. İnsanlar dünyada tadamadıkları zevkleri tadacaklar.”



Ateş’in verdiği bilgilere bakılırsa cennette erkeklere verilen hurilerin hepsi bakire... “Bunlar tertemiz kadınlar,” yani “aybaşı, kanama gibi dertleri yok.” Üstelik “göğüs uçları taze üzüm taneleri gibi...” Ve daha da önemlisi, cinsel ilişkiden sonra da bekaretlerini koruyorlar.



“Cennetten haberler”in kadınları ilgilendiren bir başka kısmı ise “gılman”lar... Bunlar kadınların emrine verilecek genç, yakışıklı ve bakir erkekler... Ateş, gılmanlar sayesinde kadınların “bu dünyada tadamayacakları zevkleri tadacaklarını” söylüyor.





* * *

Dünyevi bütün yasaklara , “N’asolsa cennette ödüllendirileceğiz” diye katlananlar için Papa’nın ve Prof.Hatemi’nin sözlerinin nasıl bir hayalkırıklığı yarattığı, buna karşın Prof.Ateş’in yorumlarının nasıl bir teselli olduğu tahmin edilebilir.



Yine de, yeryüzünde böylesine lanetlenen bir şeyin öbür tarafta insanlara ödül olarak verilmesi fikri pek inandırıcı değil. O yüzden ben de sırat köprüsünün ötesindeki cennetin bir “seks cenneti” olamayacağı konusundaki yorumları daha “gerçekçi” buluyorum. Prof. Ateş’in ateşli açıklamalarını ise “birbirinden cazip hurilerle gılmanların rol aldığı başarılı bir reklam çalışması ve özendirme çabası” olarak yorumluyorum.





* * *

Cennet spekülasyonlarını okurken benim asıl ilgimi çeken, geleceğin sanal seks dünyası öngörülerinin, bizim cennet tahayyülleriyle şaşırtıcı bir benzerlik göstermesi oldu.



Anlaşılan o ki, yarının teknoloji dünyasında seksin yeri konusunda da bilim adamlarının kafası karışık.



Acaba teknolojinin insan hayatına hükmedeceği bir sanal dünyada seksin yeri ne olacak? Daha doğrusu seks olacak mı? Cinsellik ölecek mi, zenginleşecek mi?



Bazı bilim adamları bu sorulara yanıt ararken İnternet’ten örnek veriyorlar. İnternet’in küresel ortamı, kimilerine göre seksin sonunu, kimilerine göre ise “insanların hiç tatmadıkları zevklerle yüklü” yeni bir cinsel yaşamı haber veriyor. Tıpkı cennet tahayyüllerinde olduğu gibi...



İnternet’te de hurilerin ve gılmanların cirit attığı son derece zengin bir erotizm var, ancak fiziksel anlamda bir cinsel ilişki yok. Cinsel ilişkinin yerini fantezilerin, bedensel temasın yerini manevi hazların aldığı bir teknolojik alışveriş var.



Bilim adamlarının tahminlerine bakılırsa, bu evrende seks tamamen bir oyuna dönüşecek. Bilgisayar başında ekran seksi yapan bütün kadınlar bakire, bütün erkekler bakir olacak. Dünyevi sekste olduğu gibi birbirlerini görmedikleri için hiçbir toplumsal ya da psikolojik baskı altında olmayacaklar. “Bir duyan olursa”, “Ya beceremezsem” kaygıları olmayacak ve insanlar gerçek yaşamda akıllarından bile geçiremedikleri fantezileri sanal dünyada yaşayacaklar.





* * *

Biri kutsal, diğeri sanal bu iki dünyanın gelecek tasarımlarındaki benzerlik sizi de şaşırtmıyor mu?



Anlaşılan o ki, İnternet insanlığa yeni bir cennet vadediyor, daha doğru bir deyişle, insanoğlu yeryüzü cennetini İnternet’te yaşamaya hazırlanıyor.



Yakında “bilgisayar dünyasının Papası” Bill Gates “İnternet’te seks yok. Aboneler kardeş kardeş yaşayacak” açıklaması yaparsa hiç şaşırmayacağım.




Makale Detaylar
Gönderen: Serdar
Derecelendirme: 0000000000 0%
Yazar İletişim: Bilinmiyor

Sadece üyeler yorum yazabilir. Üye olmak için tıklayın.

Ana sayfa | Makaleler

Aç

Haftanın Yazısı: CIA’nin Kültürel Silahı: Çağdaş Sanat

EN İYİ MAKALELERrss

Makaleler bölümündeki en iyi 5 içerik.
Eser Analiz Yöntemleri
Sanat olgusunun varlığını kavramanın en doğru yolu, sanat eserini çözümlemekte yatmaktadır. Bu konuya karşı XX.yüzyıl başlarında ilgi uyanmaya başlamış ve 1915 yılında Heinrich Wölfflin ve sonrasında Erwin Panofsky ...
Türk Resminde Kurtuluş Savaşı Teması
Sanatın toplumsal yapılara, bağlı gelişmesiyle, sanatçının yaratımını politik, ekonomik, kültürel şartlara uyumlu bir tavırla gerçekleştirmesi özdeştir. Bu arada tarihî sürecin hiçbir döneminde varlığı inkâr edileme...
Sokrates ve Felsefesi
M.Ö. 469-399 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı düşünür. Platon’un hocası olan Sokrates, yazılı hiçbir şey bırakmamış, tüm zamanını özellikle gençlerle felsefe tartışarak geçirmiştir. Görüşleri, tartışmaları...
Altın Oran
“Altın oran kavramı ve bu kavramın gizemi nedir?” diye düşündüğünüz olmuştur. Belki de bu kavramı ilk defa duymuşsunuzdur. Peki, nedir altın oran, nereden çıkmıştır, pratik hayatta kullanımı var mıdır? Doğada rastla...
Barok Dönem Cenovalı Ressamlar
İtalya’nın kuzey batısında, liman kenti olan Cenova (İ.Ö.218) Romalılar döneminden itibaren önemli bir merkez olarak tarih içinde yer almıştır. Cenova aynı zamanda İtalya’nın Orta Avrupa’ya açılan kapısı durumundadı...

SON 5 MAKALE  rss

CIA’nin Kültürel Silahı: Çağdaş Sanat
Soyut dışavurumcular, 1940’ların sonlarında ortaya çıktılar ve New York’u sanat dünyasının merkezi olarak kabul ettirdiler. Ancak kimileri onların, Soğuk Savaş Dönemi’nde Amerikan casuslarının piyonları olduklarını ...
Renk Teorisine Tarihsel Bir Bakış
Tarih boyunca uygarlıklar, renk teorilerini etraflarındaki dünyayı tanımlamak ve renkleri nasıl gördüğümüzü anlamak için geliştirmişlerdir. Ancak, ilk kez Aristoteles’in fikirleri renk teorisyenleri arasında daha ço...
Batılı Sanatçıların Çallı Kuşağı’na Etkileri
Çallı Kuşağı, bilinen bir diğer adıyla 1914 Kuşağı; Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde sanat hayatına atılan sanatçılardan oluşur. Bu sanatçılar yıkılan bir imparatorluğun ardından her anlamda yeniden inşa e...
Adorno, Debord ve Baudrillard’da Kültür ve Sanat
Theodor Adorno, kültür endüstrisi düşüncesinde sanatı ‘sığınak’ olarak görmüş, sanatın kitle kültürünün etkilerini azaltma ve onun işleyişinin dışında kalması gerektiğini önermiştir. Guy Debord, “gösteri toplumu” dü...

Navigasyon

Galeri
Üye/Ziyater
  • . Aktif üye sayısı (0)
  • . Aktif ziyaretçiler (23)
  • . Kayıtlı üye sayısı (1124)
  • . Yeni Üyelik
Açılış sayfası yap Sayfa basina git