. . .
Sanat Teorisi
  Ana sayfa >> Makaleler >> Makale ve Araştırmalar >> Denemeler >> Makale Oku

Makale Başlığı: Rönesans ve Barok’ta Resimsel Perspektif

Rönesans ve Barok’ta Resimsel Perspektif Yazdır twitter facebook

Yazar: Yrd.Doç.Dr.Özand Gönülal • Eklenme Tarihi: 08.06.2009 00:43:16 • Görüntüleme: 6.710
Özet:
Perspektif sanata ilişkin değil, resme ilişkin bir sorundur. Mağara duvarına yapılan resimlerde görülen hayvan figürlerini iki boyutlu görüntüsünden kurtarma çabası, objeleri modle ederek çözümlemeye çalışılmıştır. Bunun için farklı renklerin tonlarıyla gölgeler koyarak hacmi yaratmaya çalışmışlardır. Böylece kompozisyondaki hayvanlar kütleleriyle de var olmaya başlamışlardır.
Kelimeler:
sanat, rönesans ve barok resminde perspektif, alan derinliği, resimde derinlik, mekan, boşluk, ışık, renk, doku, gölge, perspektif, rönesans, barok
RÖNESANS VE BAROK’TA RESİMSEL PERSPEKTİF

Perspektif sanata ilişkin değil, resme ilişkin bir sorundur. Mağara duvarına yapılan resimlerde görülen hayvan figürlerini iki boyutlu görüntüsünden kurtarma çabası, objeleri modle ederek çözümlemeye çalışılmıştır. Bunun için farklı renklerin tonlarıyla gölgeler koyarak hacmi yaratmaya çalışmışlardır. Böylece kompozisyondaki hayvanlar kütleleriyle de var olmaya başlamışlardır.

Bu uygulamayı Roma İmparatorluğu döneminde yapılmış olan mozaik ve freskolarda belirgin bir şekilde görebiliriz. Özellikle Roma dönemi freskoları resimsel dilin gerektirdiği biçimde figüratif ve nesnel hacimselliği ortaya koymaktadır. Ancak bu durum resimsel mekanlar açısından gerekli üç boyutluluğu yaratmaya yetmiyordu.

Roma İmparatorluğu’ndan sonra Bizans dönemi ve Avrupa ortaçağını belirleyen Roman ve Gotik üslupta figüratif ve nesnel hacimsellik tamamen göz ardı edilirken, 13.yüzyıl sonlarından itibaren Cimebue ve Giotto ile birlikte yeniden resimsel yaratma süreçlerine dahil olmaya başlamıştır. Bu tarihler aynı zamanda Rönesans düşüncesinin de egemen olmaya başladığı süreçlerdir. Rönesans üslubuyla birlikte dört farklı perspektif uygulaması yaratma süreçlerine dahil olacaktır.
1-Figüratif perspektif
2-Mimari perspektif
3-Uzay perspektifi (boşluk perspektifi)
4-Optik perspektif
Figüratif perspektif; Cimebue’de ilk örneklerini gördüğümüz üç boyutlu figürlerin, Giotto’da zemin ilişkisi de kurularak figüratif perspektifte tam anlamına ulaştığını görmekteyiz. Resim tarihi içinde Avrupa’da Yunan, Roma ve Bizans resminde egemen olan iki boyutluluk, açık koyu alanlarla belirli oranda hacimsellik kazansa da, Rönesans üslubu içinde Giotto ile beraber üç boyutlu bir kütle olarak ortaya çıkmıştır.

Bununla birlikte figüratif hareketler de perspektif tekniği ile başarıyla verilmiştir. Bu hareketler aynı zamanda figürün o anki duygusal yapısını da destekler niteliktedir. Giotto resimlerinde mimari unsurları ve mimari mekanlar içerisindeki figürleri betimleyen kompozisyonlar da düzenlemiştir. Ancak figüratif perspektif uygulamalarındaki başarısını mimari perspektif uygulamalarında gösterememiştir. Mimari perspektifin yaratılması konusundaki çabaların sergilendiği en erken resim Ambrogio Lorenzetti’ye ait “İyi idare” ve “Kötü idare” adlı eserlerdir. Siena Belediye binasında bulunan ve freskoda betimlenen panaromik şehir görüntülerinde yer alan mimari unsurlarda ise ters perspektif kullanılmıştır.

Rönesans üslubunda, klasik perspektif anlayışının temeli, mimar ve heykeltıraş olan Brunelleschi tarafından bilimsel olarak tespit edilmiştir. Brunelleschi’nin ilk kez uyguladığı perspektif, tek bakış noktasına göre biçimlenmiştir. Resimsel perspektif konusunda ilk adım Giotto tarafından atılmış, bilimsel olarak ise Brunelleschi tarafından bulunmuştur. XV.yüzyılda Massacio resimlerinde perspektif kurallarına uygun mekansal betimlemeler gerçekleştirmiştir.

Diğer yandan Alberti “Della Pittura” (Resim üzerine) adlı kitabında oran ve perspektif konularına değinerek, klasik perspektifin temelini oluşturan, uzaklıkla orantılı olarak nesnelerin küçülmesi konusuna değinmiştir. Dolayısıyla bu kitap perspektif konusunda bilimsel niteliği olan ilk kitaptır. Rönesans üslubunun en önemli ressamlarından Ucello perspektif kurallarına eğilerek en karmaşık kompozisyonları yaratmıştır. Bu kompozisyonlarda perspektifin geometrik kuralları tutucu bir biçimde uygulanmıştır. Savaş resimlerinde atların ayakları ve kargılarla parçalanmış yüzeyler ve bu unsurların arasında görülen mekan derinliği, titiz perspektif uygulamalarının örneğidir.

Uzay perspektifi ya da boşluk perspektifi ile ilgili ilk fark ediş Giotto tarafından gerçekleştirilmiştir. Giotto’nun resimlerinde bunun ipuçları görülse dahi tam anlamıyla başarılı bir biçimde gerçekleştirilememiştir. Giotto resimlerinde uzaktaki nesnelerin küçük, yakındaki nesnelerin büyük yapılması gerektiğini farketmiştir. Ancak uzaktaki nesneler ile yakındaki nesneler arasındaki boşluğu yaratamamıştır. Bu nedenle uzak olan bir tepe uzakta olmasından dolayı küçük çizildiği için boşluk yaratılmadığından, yakındaki figürlerden daha küçük kaya kütleleri olarak algılanmasına neden olmuştur.

Rönesans üslubunun ilerleyen dönemlerinde boşluk yaratma başarıldığında resimlerde geniş ufuk çizgisine sahip doğa kesitlerini arka planlara yerleştirmeye başlamışlardır. Leonardo da Vinci ile birlikte başlayan suffumato tekniği ile uzaklaştıkça fluğlaşan görüntüler ile derinliği arttıran uygulamalar gerçekleştirilmiştir.

Barok üslup çerçevesinde ressamlar camera obscura’yı kullanarak ön ve arka plan değerlerini daha belirgin olarak ortaya koymuşlardır. Ayrıca mekansal derinlik yaratmakta karanlık alanlar derinlik etkisinin daha fazla hissedilmesini sağlamaktadır.

Optik perspektif uygulamaları ise, Andrea Mantegna’nın yanıltıcı mekan derinliği denemeleri ile Rönesans üslubunda başlamıştır. Diğer yandan Massacio’nun “Çarmıha geriliş” adlı resminde, çarmıhta bulunan İsa figürünün boyun bölgesinin gözükmemesi bakış noktasından kaynaklanan bir yanılgı olarak değerlendirilebilir.

Barok üslupta ise, özellikle mimariye bağlı olarak mekanların tavanlarına yapılan resimlerde figürlerin gerçek boyutları ile algılanabilir boyutları arasındaki fark ve tavanlarda gökyüzüne açılış hissi yaratan betimlemelerde optik perspektif uygulamaları olarak gösterilebilir.

Makale Detaylar
Gönderen: ozand
Derecelendirme: 0000000000 0%
Yazar İletişim: ozandgonulal@akdeniz.edu.tr

Sadece üyeler yorum yazabilir. Üye olmak için tıklayın.

Ana sayfa | Makaleler

Aç

Haftanın Yazısı: Orhan Pamuk’un Beyaz Kale Romanında Ayna Oyunları

EN İYİ MAKALELERrss

Makaleler bölümündeki en iyi 5 içerik.
Eser Analiz Yöntemleri
Sanat olgusunun varlığını kavramanın en doğru yolu, sanat eserini çözümlemekte yatmaktadır. Bu konuya karşı XX.yüzyıl başlarında ilgi uyanmaya başlamış ve 1915 yılında Heinrich Wölfflin ve sonrasında Erwin Panofsky ...
Türk Resminde Kurtuluş Savaşı Teması
Sanatın toplumsal yapılara, bağlı gelişmesiyle, sanatçının yaratımını politik, ekonomik, kültürel şartlara uyumlu bir tavırla gerçekleştirmesi özdeştir. Bu arada tarihî sürecin hiçbir döneminde varlığı inkâr edileme...
Sokrates ve Felsefesi
M.Ö. 469-399 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı düşünür. Platon’un hocası olan Sokrates, yazılı hiçbir şey bırakmamış, tüm zamanını özellikle gençlerle felsefe tartışarak geçirmiştir. Görüşleri, tartışmaları...
Altın Oran
“Altın oran kavramı ve bu kavramın gizemi nedir?” diye düşündüğünüz olmuştur. Belki de bu kavramı ilk defa duymuşsunuzdur. Peki, nedir altın oran, nereden çıkmıştır, pratik hayatta kullanımı var mıdır? Doğada rastla...
Modernizm ve Sanat Akımlarından Notlar
1750’lerden 1890’lara kadar süren ilk sanayi devrimi ardından, 2. Sanayi Devri 1896’larda başlayıp 1928’e kadar sürmüştür. Dünya devletleri, bu olayların ardından hızla ilerleme kaydetmiştir....

SON 5 MAKALErss

Orhan Pamuk’un Beyaz Kale Romanında Ayna Oyunları
Genelde ayna varlıkların görüntüsünü yansıtan ya da süs olarak kullanılan eşyalardan biri olarak düşünülür. Aynanın en önemli fonksiyonlardan biri; kişinin kimliğini bulmasını ve duygusal kişiliğini yaratmasını sağl...
Sanat, Sanatçı, Sanat Eseri ve Ahlak
Günümüzde üzerinde en çok konuşulan mevzulardan birisi de sanat veya sanatçı konusudur. Düzeysiz ve niteliksiz birçok insana "sanatçı" ve bunların ortaya koydukları şeylere de "sanat" denildiği g...
Birey ve Toplum İçin Sanat Eğitiminin Gerekliliği
Bu araştırmada birey ve toplum için genel eğitim bütünlüğü içerisinde sanat eğitiminin neden gerekli olduğunu vurgulanmak amaçlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, genel tarama modeli çerçevesinde literatür ta...
Dijital Sanat
Elektronik ortamda üretilen sanat olarak kısaca tanımlanabilen dijital sanat, çağdaş bilgiyi, bakışı ve bilinci, teknolojiye ilişkin kuramlar ve kavramlarla değiştirmekte ve dönüştürmektedir. Birden fazla sanatsal b...
Bir Sanatsal İfade Aracı Olarak Dijital Oyunlar
Kasım 2012’de New York Modern Sanatlar Müzesi’nin resmi sitesinde dijital oyunlardan oluşan bir koleksiyonunu müzede sergileneceği duyuruldu. Sanat eleştirmeni Jonathan Jones duyuruya katılımcı doğaları gereği oyunl...

Navigasyon

Galeri
Üye/Ziyater
  • . Aktif üye sayısı (0)
  • . Aktif ziyaretçiler (29)
  • . Kayıtlı üye sayısı (1136)
  • . Yeni Üyelik
Açılış sayfası yap Sayfa basina git